Finansal Sözlük

Borsa, ekonomi, bankacılık ve yatırım alanlarında sıkça kullanılan 100'den fazla terimin açık, anlaşılır Türkçe açıklamaları.

A
Anapara (Sermaye)
Bir kredinin ya da yatırımın faiz ve ek giderler hariç asıl tutarıdır. Bileşik faiz hesaplamalarında büyümenin başladığı temel değeri ifade eder.
Arbitraj
Aynı varlığın farklı piyasalardaki fiyat farklarından risksiz kâr elde etme stratejisi. Arbitraj fırsatları piyasaların etkinleşmesine katkı sağlar.
Arz-Talep Dengesi
Bir piyasada alıcıların talep ettiği miktar ile satıcıların arz ettiği miktarın buluştuğu nokta. Denge noktasından sapmalar fiyat hareketlerini tetikler.
Açık Pozisyon
Henüz kapatılmamış, aktif bir alım veya satım sözleşmesidir. Futures ve opsiyon piyasalarında çok kullanılan bir kavramdır.
B
BIST 100
Borsa İstanbul'un en büyük 100 şirketinin hisse senetlerinden oluşan ana endeksidir. Türkiye sermaye piyasasının genel performansını ölçen temel gösterge olarak kullanılır.
Bileşik Faiz
Faizin anaparaya eklenerek bir sonraki dönem için yeni anaparaya işletilmesidir. Uzun vadede "faizin faizi" sayesinde üstel büyüme sağlar.
Beta Katsayısı
Bir hisse senedinin piyasanın geneline göre ne kadar duyarlı olduğunu ölçen istatistiksel gösterge. Beta > 1 olan hisseler piyasadan daha oynak, Beta < 1 olanlar daha düşük risk taşır.
Boğa Piyasası (Bull Market)
Fiyatların sürekli yükselme eğiliminde olduğu, yatırımcı güveninin yüksek olduğu piyasa dönemi. Genellikle endeksin dipten %20 yükselmesiyle tanımlanır.
Bono / Tahvil
Devlet veya şirketlerin belirli bir faiz karşılığında piyasadan borç almak için çıkardığı borçlanma araçları. Tahviller genellikle 1 yıldan uzun vadeli, bonolar kısa vadelidir.
C
Cari Denge
Bir ülkenin dış dünyayla mal, hizmet, gelir ve transferler karşılığındaki net pozisyonu. Cari açık, dış ödemelerin dış gelirlerden fazla olduğunu gösterir.
CAGR (Bileşik Yıllık Büyüme Oranı)
Bir yatırımın belirli bir dönemde yıllık bazda sabit hangi oranda büyüdüğünü gösteren oran. Farklı yatırımları karşılaştırmak için kullanılan standart bir performans metriğidir.
D
Deflasyon
Genel fiyat düzeyinin sürekli düşmesi durumu. Enflasyonun tersi olan deflasyon, tüketim ve yatırım ertelemesine yol açarak ekonomik durgunluğu derinleştirebilir.
Diversifikasyon (Çeşitlendirme)
Portföy riskini azaltmak amacıyla farklı varlık sınıfları, sektörler ve coğrafyalara yatırım yapma stratejisi. "Tüm yumurtaları aynı sepete koymama" ilkesine dayanır.
Döviz Kuru
Bir para biriminin başka bir para birimi cinsinden değeri. USD/TRY, EUR/TRY gibi çiftler Türkiye piyasaları açısından en kritik döviz paritelerini oluşturur.
Düzeltme (Correction)
Bir varlık veya endeksin yakın dönem zirvesinden %10 ile %20 arasında gerilemesi durumu. Boğa piyasası içinde geçici bir geri çekilme olarak değerlendirilir.
E
Enflasyon (TÜFE)
Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile ölçülen, mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyindeki artış oranı. TÜİK tarafından aylık açıklanan bu gösterge, para politikası kararlarının temel belirleyicisidir.
Eurobond
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin uluslararası piyasalarda yabancı para birimi cinsinden ihraç ettiği devlet tahvilleri. Türk eurobondları genellikle USD ve EUR cinsindendir.
ETF (Borsa Yatırım Fonu)
Hisse senedi gibi borsa üzerinde işlem gören, genellikle bir endeks veya varlık sepetini takip eden yatırım fonu türü. Düşük maliyet ve kolay çeşitlendirme avantajı sunar.
F
Faiz Oranı
Borç verilen paranın ya da bir yatırımın belirli bir dönem için kazandırdığı getiri oranı. Merkez bankasının belirlediği politika faizi, ekonominin tüm faiz yapısını doğrudan etkiler.
FAVÖK (EBITDA)
Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr. Şirketin operasyonel nakit kazanma kapasitesini ölçen temel finansal göstergelerden biridir. Sektörler arası şirket karşılaştırmalarında yaygın kullanılır.
Futures (Vadeli İşlem Sözleşmesi)
Belirli bir varlığı önceden belirlenen fiyat ve tarihte alım-satımı taahhüt eden türev araç. VOB'da işlem gören sözleşmeler Türkiye piyasasında riske karşı korunma aracı olarak kullanılır.
Forex (Döviz Piyasası)
Dünya genelinde döviz çiftlerinin alınıp satıldığı küresel tezgah üstü piyasa. Günlük işlem hacmi 7 trilyon doları aşan dünyanın en büyük ve en likit piyasasıdır.
G
GSYİH (GDP)
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla. Bir ekonomide belirli bir dönemde üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplam piyasa değeri. Ekonomik büyümenin en temel göstergesidir.
Getiri Eğrisi (Verim Eğrisi)
Farklı vadelerdeki tahvillerin faiz oranlarını gösteren grafik. Normal eğri (uzun vade yüksek faiz) ekonomik büyümeye, ters eğri ise olası resesyona işaret eder.
H
Hisse Senedi
Bir anonim şirketin ortaklık payını temsil eden ve sahibine temettü, oy hakkı gibi haklar tanıyan menkul kıymet. BIST'te işlem gören hisse senetleri likit bir yatırım aracıdır.
Halka Arz (IPO)
Bir şirketin hisse senetlerini ilk defa halka arz ederek borsada işlem görmeye başlaması süreci. Türkiye'de SPK ve Borsa İstanbul düzenlemeleri çerçevesinde gerçekleştirilir.
Hedge (Riskten Korunma)
Bir yatırımın olumsuz fiyat hareketlerine karşı başka bir pozisyonla korunması stratejisi. Opsiyon ve futures sözleşmeleri yaygın hedge araçlarıdır.
İ
İpotek (Mortgage)
Gayrimenkul teminatlı uzun vadeli kredi türü. Türkiye'de konut finansmanının temel aracıdır; faiz oranları ve enflasyon beklentileri konut kredisi talebini doğrudan etkiler.
İşsizlik Oranı
İş gücüne dahil olup iş arayan ancak bulamayan kişilerin iş gücüne oranı. TÜİK tarafından aylık açıklanan bu gösterge makroekonomik sağlığın kritik bir ölçütüdür.
K
Kaldıraç
Öz sermayeden daha büyük bir pozisyon alabilmek için borçlanılan sermayeyi ifade eder. Kaldıraç hem kârları hem de kayıpları orantılı biçimde büyütür.
Korelasyon
İki varlığın fiyat hareketleri arasındaki istatistiksel ilişkiyi -1 ile +1 arasında ölçen katsayı. Portföy çeşitlendirmesinde düşük veya negatif korelasyonlu varlıklar tercih edilir.
Kupon Faizi
Tahvil ihraçcısının belirli aralıklarla tahvil sahiplerine ödemeyi taahhüt ettiği sabit faiz ödemesi. Kupon oranı tahvilin yüz değeri üzerinden hesaplanır.
L
Likidite
Bir varlığın değerinden önemli bir kayıp olmaksızın hızla nakde çevrilebilme kolaylığı. Yüksek likidite, piyasa derinliği ve alıcı-satıcı dengesine bağlıdır.
LTV (Kredi/Değer Oranı)
Kredi tutarının teminat değerine oranı. Konut kredilerinde BDDK tarafından belirlenen azami LTV sınırları bankaların kredi kullandırma limitlerini belirler.
M
Merkez Bankası (TCMB)
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Para politikası oluşturma, politika faizini belirleme ve döviz rezervlerini yönetme gibi temel görevleri üstlenen bağımsız kamu kurumu.
Menkul Kıymet
Hisse senedi, tahvil, bono gibi alınıp satılabilen finansal araçların genel adı. Türkiye'de menkul kıymetler SPK denetiminde Borsa İstanbul bünyesinde işlem görür.
Marj (Spread)
Alış ve satış fiyatları arasındaki fark veya bir varlığın baz getirinin üzerinde sağladığı ek getiri. Dar spread yüksek likiditeye işaret eder.
N
Net Varlık Değeri (NAV)
Bir yatırım fonunun toplam varlık değerinden yükümlülükler düşüldükten sonra kalan değerin pay başına karşılığı. Fon birim fiyatının temel belirleyicisidir.
Nominal Değer
Bir varlığın enflasyon etkisi arındırılmadan hesaplanan değeri. Reel değerle karşılaştırıldığında satın alma gücündeki gerçek değişim ortaya çıkar.
O
Opsiyon
Belirli bir varlığı önceden belirlenen fiyattan alma (call) veya satma (put) hakkı tanıyan, ancak yükümlülük doğurmayan türev araç. Risk yönetimi ve spekülatif amaçlarla kullanılır.
Oynaklık (Volatilite)
Bir varlığın fiyatının belirli bir dönemde ne ölçüde dalgalandığını gösteren istatistiksel ölçüt. Yüksek volatilite hem risk hem de fırsat anlamına gelebilir.
Ö
Özsermaye (Equity)
Şirketin toplam varlıklarından tüm yükümlülükler çıkarıldığında kalan net değer. Hissedarların şirket üzerindeki pay sahipliğini ifade eder.
P
F/K Oranı (P/E Ratio)
Fiyat/Kazanç oranı. Hisse senedinin cari fiyatının hisse başına kazanca bölünmesiyle bulunan değerleme çarpanı. Piyasanın şirket hakkındaki büyüme beklentilerini yansıtır.
PPK (Para Politikası Kurulu)
TCMB bünyesinde politika faizini belirleyen karar organı. Her altı haftada bir toplanan PPK kararları, Türkiye ekonomisi ve piyasaları üzerinde doğrudan etki yaratır.
Portföy
Bir yatırımcının sahip olduğu farklı varlıkların bütünü. İyi çeşitlendirilmiş bir portföy, toplam riski bireysel varlıkların risklerinin altına indirebilir.
R
Reel Getiri
Nominal getiriden enflasyon etkisi arındırıldıktan sonra kalan satın alma gücü artışı. Fischer Denklemi ile hesaplanır: (1 + nominal) / (1 + enflasyon) - 1.
Risk Primı
Risksiz getirinin (genellikle Hazine bonosu) üzerinde talep edilen ek getiri. Risk primının yüksekliği, piyasanın o yatırım için talep ettiği tazminatın boyutunu gösterir.
Rezerv Para
Merkez bankalarının uluslararası ödemeler ve kriz tamponları için tuttukları döviz, altın ve SDR varlıkları. TCMB'nin net rezerv düzeyi finansal istikrarın önemli bir göstergesidir.
S
SPK (Sermaye Piyasası Kurulu)
Türkiye'de sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu bağımsız idari otorite. Halka arzlar, yatırım fonları ve aracı kurumlar SPK denetimindedir.
Sukuk
İslami finans ilkelerine uygun olarak ihraç edilen, faiz içermeyen ve varlığa dayalı gelir sağlayan tahvil benzeri menkul kıymet. Türkiye'de Hazine sukuk ihraç etmektedir.
Swap
İki tarafın belirli nakit akışlarını değiştirdiği türev sözleşme. Faiz swapı, döviz swapı gibi türleriyle risk yönetimi ve kur korumasında kullanılır.
T
Teknik Analiz
Geçmiş fiyat ve hacim verilerini kullanarak gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin etmeye çalışan analiz yöntemi. Destek-direnç, trend kanalları ve osilatörler başlıca araçlardandır.
Temettü
Şirketin elde ettiği kârın hissedarlara dağıtılan kısmı. Türkiye'de temettü ödemeleri genellikle yıllık yapılır; temettü verimi hisse değerlemesinin önemli bir bileşenidir.
TL Sepet
Türk lirasının birden fazla döviz sepetine (genellikle USD ve EUR) göre ağırlıklı ortalama değerini gösteren gösterge. Merkez bankasının döviz kuru yönetiminde referans alır.
TÜİK
Türkiye İstatistik Kurumu. TÜFE, GSYİH büyümesi, işsizlik ve ihracat-ithalat verileri gibi temel makroekonomik istatistikleri derleyip yayımlayan resmi kurum.
U
Uzun Pozisyon (Long)
Fiyatın yükseleceği beklentisiyle bir varlık satın alma pozisyonu. Türkiye hisse senedi piyasasında yatırımcıların en yaygın işlem yönüdür.
V
Vadeli İşlem
Tarafların bir varlığı gelecekteki belirli bir tarihte, bugünden belirlenen fiyat üzerinden alım-satımını taahhüt ettiği türev araç. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem görür.
Varlık Sınıfı
Benzer özellikler taşıyan yatırım araçları grubu. Hisse senedi, sabit getirili araçlar, emtia, gayrimenkul ve döviz başlıca varlık sınıflarıdır.
Y
Yatırım Fonu
Birçok yatırımcının birikimlerini bir havuzda toplayarak profesyonel yöneticiler aracılığıyla menkul kıymetlere yatırıldığı kolektif yatırım aracı. Türkiye'de SPK denetimine tabidir.
Yüksek Verimli Tahvil (Junk Bond)
Kredi derecelendirme kuruluşlarınca yatırım yapılabilir seviyenin altında değerlendirilen, yüksek risk–yüksek getiri profili taşıyan tahvil. "Önemsiz tahvil" olarak da bilinir.
Z
Zarar Durdur (Stop-Loss)
Yatırımcının belirlediği fiyat seviyesine gerilediğinde pozisyonun otomatik olarak kapatılmasını sağlayan emir türü. Kayıpları sınırlamak amacıyla risk yönetiminde yaygın kullanılır.
Zorunlu Karşılık
Bankaların topladıkları mevduatın belli bir oranını merkez bankasında tutmak zorunda olduğu rezerv. TCMB, zorunlu karşılık oranlarını para politikası aracı olarak kullanır.